Bundan milyarlarca yil öncesine gittigimiz zaman insanligin geçmisindeki o bilinmezlik noktasinda herseyin bir bütününün parçasi oldugu gerçeginde hareket edersek bu günkü bir takim yapay alt kimliklerin anlamsizligi orataya çikar. Insanoglunda kendi kimligini tarih boyunca arama meraki devam ede gelmistir. Bu merak bazen tarihi belgeler ile ispatlanarak yazili bilgiler olarak günümüze tasinmistir. Bazende kusaktan kusaga sözlü anlatimlar ile günümüz insani geçmis hakkinda bilgi sahibi olmustur.
Bugünkü Kötürelilerin geçmisi ile ilgili bilgilerde bu iki kaynaga dayanmaktadir.
Kötüreliler ile ilgili bilinen yakin geçmisin daha ilerisindeki bilgilerin kaynagi bir önceki kusagin sözlü anlatimlaridir.
Gelis tarihleri kesin olarak bilinmemekle birlikte Kuzeydogu Iranda Horasan bölgesinden geldikleri ve 1600-1700 yillarinda Erzincan Tunceli yöresinde Ovacikta ve Pertek’te kaldiklari bilinmektedir. Bir söylentiye göre bu bölgeye gelen 2 gurup insandan birisine giydigi elbiseden dolayi yöre halkinin “çogras” yani siyah elbiseli digerinede “kumras” yani siyah baslikli dedigi ve ondan sonrada bu isimle adlandirildigi söylenmektedir.
Bunlardan Çograslilalarin 1700 lerin sonlarinda Malatyanin Hekimhana geldikleri ve Enzek Köyüne yerlestikleri bilinmektedir. Sosyal ve kültürel yasam tarzlari ile Anadolu Türkmen gelenegini sergileyen Çograslilar burada zamanla genis topraklar mülkiyet edinirler ve yerlesik konumuna geçerler. Toplumlarin tarihi süreç içindeki dogal seyri geregi Çograsli asiretide kabile bazinda çesitli alt kimliklerle varligini devam ettirmistir. Belli bir dönem sonra geldikleri ekonomik, sosyal ve kültürel yapilari ile çevrede büyük bir sayginlik kazanirlar. Bagli bulunduklari Horasan ekolünün ehli insan yönetim anlayisinin serbestligi içerisinde 1800’lerin baslarinda bulunduklari yörenin sosyal, siyasi ve manevi liderligini yapmislardir. Bugün hala bölge halkinin belli günlerinde ziyaret ettigi o gün yasamis ve çograsli asiretine mensup kisilerin türbeleri mevcuttur. Bunlardan birisi 1998 yilinda Enzek Belediye baskaninin tesviki ve baz
i Kötürelilerin maddi katkilari ile kismen onarilmistir.
1800’lerin sonlarinda Çograsli Asiretinin kendi arasinda ve çevre asiretler ile çikan anlasmazlik ve kavgalar neticesinde asiretten bazi insanlar bölgeden ayrilarak geçinebilecek, yerlesilebilecek yeni yerler ararlar. Malatya bölgesinde ayrilan bu insanlar Afsin Elbistan çevresine gelirler. Kisa araliklar ile Afsin’in bazi köylerinde kalirlar isede sonunda Gözpinar Köyüne yerlesirler.
Gözpinar’a çok yakin olan Kötüre 1900’lerin baslarinda tam bir yerlesim yeri degilsede topraginin tamami Afsin Agalarinin mülkiyetinde olan bakir bir yerdir. Cografi konumu itibari ile Kötüre Dogu Toroslarin Kuzeydoguya uzantisi olan 3000 metre yüksekligindeki Binboga Daglarinin dogu eteklerindeki tepelerin Afsin, Elbistan Ovasi ile birlestigi yerdedir. Akdeniz iklimi ve Iç Anadolunun karasal iklimi bölgeye hakimdir. Binboga eteklerindeki bu tepeler ova ile birlestigi ve Kötürenin bulundugu yerde, ortasinda Kötüre deresinin aktigi derin bir vadi olusturur. Vadi bir bogazla ovaya açilir. Bu dere insan oglunun doga sartlarinda tam korunamadigi dönemde, insanlarin girmeye korktugu, çekindigi sik çalilik ve agaçliklarla kapli kötü bir dere konumundadir. Bundan dolayi buraya o dönem çekinilen, korkulan kötü dere denmektedir. Bi kötü dere isminin zaman içinde degisiklige ugrayarak “Kötüreye” dönüstügüsöylenir.
Gözpinar köyüne yerlesen Çograslilar çok az bir zaman Gözpinarda kaldiktan sonra Kötüreye gelirler. Afsin Agalarinin olan bu yerde Agalarin müsade verdigi tarima elverisli olmayan bogazda kurduklari derme çatma evlerde otururlar. Önceleri Agalarin çiftçiligini, isçiligini yaparak
geçimini temin ederlersede bu durum kisa sürer. Birbirlerine bagli dürüst ve çaliskan olan bu insanlar kazandiklarinin bir kismini dogal ihtiyaçlarinda keserek önceleri küçük toprak parçalari satin alirlar. Agalarin isleyemedigi derenin en dar yerini satin alarak buraya su degirmeni kurar, koyun agillari yaparlar. Çok sürmez bu dürüst insanlarin azim ve çaliskanliklari sayesinde üzerinde kirka yakin kaynak suyunun bulundugu genis bir arazi satin almak suretiyle Kötürelilerin mülkiyetine geçer.
Toplumsal dayanisma bilincine sahip Kötürelilerin mülkiyetindeki Kötü Dereninde (Kötürenin) çehresi degisir. Derenin tam bogazini su degirmeni ve koyun agillari degerli bir gerdanlik gibi süsler. Ovaya açilan kisimlar vahsi çaliliklardan temizlenir her türlü meyve agacinin bulundugu bahçeler yetistirilir. Vadinin yamaçlarida üzüm baglarinin yesilligi ile donanir. Bu güzel insanlarin çabalari neticesinde kötü dere bir cennet bahçesine dönüsür. Su degirmeninden çikan ses bitmek bilmeyen bir mutluluk türküsü söylemekte, agillardaki koyun kuzu sesleri meyva bahçelerindeki kus sesleri ile bütünleserek dünyanin en güzel senfonisini olusturmakta, sabahlari bogazda esen ince, serin yel Kötürelilere saglik tasimaktadir.
Köklerini tarihinin çok derinliklerinde alan felsefeleri doga, insan, Tanri bütünlügünün birin, bütünün tüm güzelligi burada
sergilenmektedir. Bu dönem artik Kötüreli birlik, bütünlük dayanisma içindedir, coskuludur, çaliskandir, yerlesiktir, çiftçilik ve hayvancilik birbirini tamamlamaktadir. Binboga daglarinin en güzel yurtlari Köyün ortak mülkiyetindedir. Insanlarinin bir kismi yazin sürüleri ile bu daglarin doruklarindaki yurtlarina çikar, obalar kurar, bes alti aya kadar buralarda kalirlar. Bu yasam seklinin dogal sonucu olarak bugünkü Kötürelilerin bir çogu o çadirlarda dogmus, dünya ile tanistiklari bu güzel yaylalarda olmus, minicik cigerleri bu temiz yayla havasi ile dolmus, attiklari ilk dogum çigliklari birer
sevgi ve baris çigligi olarak Binboga daglarinda yankilanmistir.
Halkinin bir kismida topragi isler hatta çevre köylerin topraklarinida ortak isletirler. Kisin herkes köyüne döner. O dönem Kötürede kislar bir toy dügün havasi içinde geçer. Gündüzleri çesitli eglenceler tertiplenir, eglence amaçli toplu avcilik yapilir, hayvanlarin bakimi ile ugrasilir. Geceleri belirli evlerde, odalarda toplanan kötüreli buralari birer sosyal egitim veren kurumlara dönüstürürler. Bu odalarda sosyal davranis kurallari ögretilir, toplu yasamin gerektirdigi demokratik davranis biçimi sergilenir, akilci felsefenin özüne inilir, felsefelerindeki marifet ve hakikat erdemliligine ulasalir, insan olmanin bilincine varilirdi. Kuruldugunda 1970’lere kadar Kötüre halkinin yasam tarzinda özde ayni olmakla birlikte hem Horasan ekolünün (Ahmet Yesevi, Haci Bektasi Veli, Yunus Emre çizgisi), hemde 1500’lerden sonraki kurumlasmis Bektasiligin ve Erdebil düsünce sisteminin etkileri hakimdir. Kendi aralarinda ve çevre iliskilerinde bu düsüncenin özüne uygun hareket edilir. Anadolu Türkmen yasam tarzinda görülen haksizliga karsi olma, paylasimci,
ilerici düsünce biçimi ve bu sosyal davranis sekli kötürelilerdede görülür.
Osmanli döneminde oldugu gibi Cumhuriyetin ilk yillarindanda ilerici kesimi desteklerler. Emperyalist güçlere karsi Mustafa Kemal’in yaninda yer alarak Kurtulus Savasina katilirlar. Bugün hala kötürede o dönemde babalari askere gidip dönemeyen insanlar yasamaktadir. Cumhuriyetin daha ileriki dönemlerindende yenilik hareketinin yaninda olan ve oylari ilede bu kesimi destekleyen kötüreliler 1968’lerden sonrada gerek o dönem yüksek tahsil yapan gençleri, gerekse daha sonra köy halki hep yurtsever, ilerici demokrat kesiminin yaninda olmustur.
Disarda yeni gelenlerin katilimi ve zamanin dogal seyri içinde çogalan kötüre halki 1955 yillarindan itibaren çevrelerinde küçük köyler kurarlar ve yavas yavas sehirlere göç baslarsada 1965 yilinda ilk yurt disina çikarlar. Dayanisma ruhunun mevcut oldugu Kötüreli buradanda kendini gösterir birbirlerine saglanan destek sayesinde birçok insan basta Almany olarak Avrupanin çesitli ülkelerine giderler. Disarda olan bu insanlar köydekilerle ve Türkiyenin diger sehirlerindeki Kötürelilerle baglarini koparmaz, kazandiklarini köylerinde, çesitli il ve ilçelerde yatirima dönüstürürler.
1970’li ve 80’li yillar kötüre yine sayisal olarak kalabalik, ekonomik yünde daha gelismis insanlarla dop doludur. 1980’li yillarin sonlarina gelindiginde Kötüreli yine kabina sigmaz, 1987 yilindan sonra birbirlerine destek olarak gruplar halinde ingiltereye gelirler.
1990’li yillarda Kötüreliler disarda yeni arayislar içinde iken kötüre en hüzünlü dönemini geçirmektedir. Bu dönemde kötüre derin bir sükunet ve sessizlik içindedir. Kötüre kederlidir, mutsuzdur çünkü o güzel insanlarindan ayridir. Ama bu sessizlik çok sürmez yagmurdan önceki kisa sakinlik gibidir, çünkü disariya giden Kötüreli’de yurt içine dagilmis Kötüreli’de köyünden, obasindan ayri olsada gittigi her yere kötürenin sevgisini tasimis ve kötürenin sevgisini yüreginden hiç eksik etmemistir. Avrupanin bir çok ülkesine dagilan Kötüreli, köyleri ve birbirleri ile baglarini koparmamislar baba,dede yurtlari ile ayriliklari çok sürmemistir. Teknolojinin ve sosyal imkanlarin dünyayi küçük bir köye dönüstürdügünün bilincine varan sosyal ve kültürel yapilariyla çagi yakalayan, saglikli yasamin sanayilesmis bölgelerden ziyade dogal ortamda gerçeklesecegini anlayan bu akilli insanlar 2000’li yillarda tekrar köyleri ile bulusurlar.
Bu bulusma öyle bir bulusmadirki iki sevgilinin degerli hediyelerle birbiriyle kucaklasmadir. Ekonomik bagimsizligini
kazanan Kötüreli eli bos dönmez köyüne maddi imkanlarinin el verdigi ölçüde teknolojinin tüm kolayliklarinda faydalanarak köyüne lüks villalar yaptirirlar ve köylerinde zamanin en üst yasam tarzini devam ettirirler. Bir yandanda Türkiye’de ve dünyanin birçok yerinde yaptigi yatirimlarla dünya ekonomisiyle birlesirler. Kötüre geldigi noktada bölge ekonomisine büyük katkida bulunan, çevreye is imkani saglayan bir konumdadir.
Bugünkü kötüreli köklerini tarihinin çok derinliklerinde alan insanligin evrimi ile akilci yönde gelisen önü açik felsefeleri geregi, çagdas, evrensel degerlerle bütünlesmistir. Her dalda yüksek ögrenimini tamamlamis insani ile, çevresinde kendini kanitlamis düsünürleri ile ses sanatçilari ile is adamlari ile, hosgörü ve sevgi merkezli felsefeleriyle yasadiklari gezegenin mozayiginda kötüreli yerini almistir.
Bu girisimci, örgütleyici, dayanismaci çagdas insanlar 2003 yilinda kötüreye sosyal hizmet amaçli bir vakif kurmuslardir. Özverili insanlarin çalismalari ile bu vakif etrafinda birlesen kötüreliler, dayanismanin güzel bir örnegini buradanda göstermektedirler.
Ingilterede ve Almanyada faaliyetini sürdüren Vakfin amaç ve programlari arasina aldiklari kötürenin tüm alt yapisinin tamamlanmasi, çok amaçli sosyal ve kültürel hizmet binasinin yapilmasi, çevre düzenlemesi projeleri ile kötüre yeni çagdas yapisi ile modern dünyada yerini almaya hazirlanmaktadir.